Ani ve Şiddetli Eklem Ağrısı
Ağrı birkaç saat içinde en yüksek düzeye ulaşabilir ve hafif temas bile rahatsızlık verebilir.
Gut, eklem ve çevre dokularda ürat kristallerinin birikmesiyle gelişen inflamatuvar bir eklem hastalığıdır. Ani başlayan şiddetli ağrı, kızarıklık, şişlik ve hassasiyetle seyreden ataklar zaman içinde tekrarlayabilir. Uzm. Dr. Derya Güneş, gut hastalığını yalnızca tek bir ürik asit sonucuna göre değil; atak öyküsü, böbrek fonksiyonları, kullanılan ilaçlar, beslenme, kilo, kalp-damar riskleri ve böbrek taşı öyküsüyle birlikte değerlendirir.
Ürik asit, pürin adı verilen maddelerin vücutta parçalanması sonucunda oluşur. Normal koşullarda önemli bölümü böbrekler aracılığıyla idrarla atılır.
Kandaki ürat düzeyi uzun süre yüksek seyrettiğinde eklemlerde ve çevre dokularda iğne biçimli ürat kristalleri birikebilir. Bağışıklık sisteminin bu kristallere verdiği yanıt akut gut atağına neden olur.
Gut yalnızca beslenmeye bağlı bir hastalık değildir. Genetik yatkınlık, böbreklerin üratı yeterince atamaması, bazı ilaçlar, obezite, alkol, metabolik hastalıklar ve sıvı kaybı etkili olabilir.
Kandaki ürik asidin yüksek bulunması hiperürisemi olarak adlandırılır. Her hiperürisemisi olan kişide gut atağı gelişmez. Gut tanısı eklem bulguları, hastalık öyküsü ve gerekli incelemelerle konur.
Gut atağı sıklıkla gece veya sabaha karşı başlayan, kısa sürede şiddetlenen tek eklem ağrısıyla ortaya çıkar.
Ağrı birkaç saat içinde en yüksek düzeye ulaşabilir ve hafif temas bile rahatsızlık verebilir.
Etkilenen eklem kırmızı, parlak ve çevresine göre daha sıcak görünebilir.
Eklem ve çevresinde belirgin şişlik, hareket kısıtlılığı ve dokunmakla ağrı gelişebilir.
En sık ayak başparmağının kök eklemi etkilenir ancak gut yalnızca bu eklemde görülmez.
Diz, ayak bileği, ayak sırtı, el bileği, parmak ve dirsek eklemleri de etkilenebilir.
Uzun süre kontrolsüz gutta kulak, dirsek, el ve ayakta tofüs adı verilen ürat birikimleri gelişebilir.
Ürik asit yüksekliği gut tanısını tek başına doğrulamaz. Enfeksiyon ve diğer artrit nedenlerinin ayrılması gerekir.
Ağrının başlama hızı, etkilenen eklem, atak süresi ve önceki ataklar sorgulanır.
Şişlik, kızarıklık, ısı artışı, hareket kısıtlılığı ve tofüs bulguları incelenir.
Serum ürat, böbrek fonksiyonları, kan sayımı ve inflamasyon testleri klinik gereksinime göre değerlendirilir.
Tanı belirsizse veya enfeksiyon şüphesi varsa eklem sıvısında kristal ve mikrop araştırılması gerekebilir.
Ultrason, röntgen veya seçilmiş hastalarda ileri görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Akut ağrı tedavisi ile üratı kalıcı olarak düşüren tedavi ayrı ayrı planlanır.
Akut atak sırasında serum ürat değeri geçici olarak normal aralıkta ölçülebilir. Normal bir sonuç, klinik olarak uyumlu bir gut atağını tek başına dışlamaz. Kontrol ölçümü atak sonrasında planlanabilir.
Akut atakta amaç eklemdeki inflamasyonu ve ağrıyı mümkün olduğunca erken kontrol altına almaktır. Tedavi seçimi her hasta için aynı değildir.
Böbrek fonksiyonları, mide ülseri veya kanama öyküsü, kalp yetmezliği, kan sulandırıcı kullanımı, diyabet ve diğer ilaçlar tedavi seçimini etkiler.
Uygun hastalarda antiinflamatuvar ilaçlar, kolşisin veya kortikosteroidler değerlendirilebilir. Etkilenen eklemin dinlendirilmesi ve kısa süreli soğuk uygulama yakınmaları azaltabilir.
İlk kez gelişen şiddetli eklem şişliği, yüksek ateş, titreme, genel durum bozukluğu, bağışıklık baskılanması veya yakın zamanda ekleme işlem yapılması durumunda septik artrit gibi acil durumlar düşünülmelidir. Rutin kontrol randevusu beklenmemelidir.
Uzun dönem tedavinin amacı serum ürat düzeyini kristallerin çözünmesini sağlayabilecek hedef aralıkta tutmak, atakları ve eklem hasarını önlemektir.
Tekrarlayan atak, tofüs veya belirli komplikasyonlarda ürik asit üretimini azaltan ya da atılımını artıran tedaviler değerlendirilebilir.
İlaç dozu böbrek fonksiyonu, eşlik eden hastalıklar ve hedef ürat düzeyine göre kademeli ayarlanabilir.
Serum ürat belirli aralıklarla ölçülür ve tedavi dozu kişisel hedefe göre düzenlenir.
Ürat düşürücü tedavinin başlangıç döneminde yeni atak riskini azaltmak için koruyucu ilaç düşünülebilir.
Tofüslerin büyüklüğü, cilt bütünlüğü, eklem hareketi ve tedaviyle küçülme durumu değerlendirilir.
Tansiyon, diyabet, böbrek hastalığı, kilo ve kardiyovasküler risk birlikte yönetilir.
Uzun dönem ilaçların düzensiz kullanılması serum ürat düzeyinin dalgalanmasına ve atakların devamına yol açabilir. İlaç dozu ve kullanım süresi hekim değerlendirmesi olmadan değiştirilmemelidir.
Uzun dönem ürat düşürücü tedavide amaç yalnızca laboratuvar referans aralığına girmek değildir. Kristal oluşumunu durduracak ve mevcut birikimlerin zaman içinde azalmasını sağlayacak düzey hedeflenir.
Birçok gut hastasında serum ürat için 6 mg/dL’nin altındaki değerler hedeflenir. Tofüslü veya ağır hastalıkta daha düşük hedefler klinik olarak değerlendirilebilir.
Hedef; hastalık şiddeti, böbrek fonksiyonu, ilaç toleransı ve eşlik eden hastalıklara göre kişiye özel belirlenmelidir.
Beslenme düzenlemesi gut yönetiminin önemli bir parçasıdır ancak tekrarlayan veya komplikasyonlu gutta tek başına ilaç tedavisinin yerini tutmayabilir.
Sakatat, yüksek miktarda kırmızı et, bazı deniz ürünleri, alkol ve şekerli-fruktozlu içeceklerin azaltılması atak riskini destekleyebilir.
Sebze, tam tahıl, uygun süt ürünleri, yeterli protein ve kişiye uygun kalori içeren dengeli bir plan tercih edilmelidir. Hızlı kilo verme ve aşırı açlık programları atağı tetikleyebilir.
Aşırı kısıtlayıcı diyetler beslenme yetersizliği ve sürdürülebilirlik sorunlarına yol açabilir. Plan, kişinin böbrek fonksiyonu, kilosu, diyabeti ve diğer hastalıklarına göre düzenlenmelidir.
Gut ve hiperürisemi, bazı hastalarda ürik asit taşı riskini artırabilir. İdrarın asidik olması kristal oluşumunu kolaylaştırabilir.
Yan veya bel ağrısı, idrarda kan, bulantı, sık idrara çıkma ya da daha önce taş düşürme öyküsü bulunan hastalarda üriner sistem değerlendirmesi gerekebilir.
Sıvı önerisi kalp veya böbrek yetmezliği bulunmayan hastalarda önemlidir. Günlük sıvı miktarı kişinin sağlık durumuna göre belirlenmelidir.
Kolşisin, antiinflamatuvar ve ürat düşürücü ilaçların dozları böbrek fonksiyonundan etkilenebilir.
Antiinflamatuvar ilaçlar ülser, kanama ve bazı kalp-böbrek sorunlarında uygun olmayabilir.
Kan sulandırıcılar, antibiyotikler, kolesterol ilaçları ve diğer tedavilerle etkileşimler değerlendirilmelidir.
Yeni başlayan yaygın döküntü, ağız yarası, ateş veya yüz şişmesi ciddi ilaç reaksiyonu belirtisi olabilir.
Kas güçsüzlüğü, şiddetli ishal, kusma veya karın ağrısı ilaç yan etkisi açısından değerlendirilmelidir.
İlaç türüne göre ürat, böbrek, karaciğer ve kan sayımı kontrolleri planlanabilir.
Deride su toplaması, ağız veya göz çevresinde yara, nefes darlığı, yüz-boğaz şişmesi, yüksek ateş veya hızla yayılan döküntü ciddi ilaç reaksiyonunun belirtisi olabilir. İlaç kutusu ve kullanılan diğer tedavilerle birlikte acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır.
Tanı belirsizliği, komplikasyon veya standart tedaviye rağmen kontrol sağlanamaması durumunda ilgili uzmanlık desteği planlanabilir.
Gut, ürat kristallerinin eklem ve çevre dokularda birikmesi sonucunda gelişen inflamatuvar bir eklem hastalığıdır.
Hayır. Her ürik asit yüksekliğinde gut gelişmez. Gut tanısı eklem bulguları, atak öyküsü ve gerekli incelemelerle konur.
En sık ayak başparmağının kök eklemi etkilenir. Ayak bileği, diz, el bileği, parmak ve dirsek eklemleri de tutulabilir.
Evet. Akut atak sırasında serum ürat değeri geçici olarak normal ölçülebilir. Normal sonuç gutu tek başına dışlamaz.
Tedavi edilmeyen atak günler veya daha uzun sürebilir. Erken başlanan uygun tedavi belirtilerin daha hızlı kontrolünü sağlayabilir.
Ürat düzeyi hedefte tutulduğunda kristal birikimi zaman içinde azalabilir ve ataklar önlenebilir. Düzenli uzun dönem takip gerekir.
Hayır. Atak tedavisi ile serum üratı uzun vadede düşüren koruyucu tedavi farklıdır. Uzun dönem ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
Sakatat, yüksek miktarda kırmızı et, bazı deniz ürünleri, bira, yüksek miktarda alkol ve şekerli içecekler sınırlandırılabilir. Plan kişiye özel olmalıdır.
Domates genel olarak bütün gut hastaları için yasak değildir. Kişisel olarak belirgin ve tekrarlanabilir bir tetiklenme fark edilirse beslenme kaydıyla değerlendirilir.
Yeterli sıvı, özellikle böbrek taşı riskinde önemlidir. Ancak kalp veya böbrek yetmezliği olan kişilerde sıvı miktarı hekim tarafından belirlenmelidir.
Gut ve yüksek ürik asit bazı kişilerde ürik asit taşı riskini artırabilir. Tekrarlayan taşlarda ileri inceleme gerekebilir.
Gutun ilk değerlendirmesi, ürat ve eşlik eden metabolik hastalıkların takibi İç Hastalıkları uzmanı tarafından yapılabilir. Gereken hastalar romatoloji, nefroloji veya ürolojiye yönlendirilir.
İzmir Bornova’da gut hastalığı, ürik asit yüksekliği, tekrarlayan ataklar, tofüs ve böbrek taşı riskinin kişiye özel değerlendirilmesi için Uzm. Dr. Derya Güneş ile iletişime geçebilirsiniz.


Görüşme kaydını bize iletmek ve dönüş almak için bilgilerinizi bırakabilirsiniz.